Ana Sayfa | 9.Sınıf Kimya | 10.Sınıf Kimya | 12.Sınıf Kimya | Periyodik Tablo | Birim Tablosu

| Sözlükler | Kişisel Gelişim | Gıda Güvenliği | Dergiler  | Biyografi | E-Mail •

 

PayPal'a kaydolun ve kredi kartı ödemelerini kabul etmeye anında başlayın.

 

II. BÖLÜM: Atom Modellerinin Tarihsel Gelişimi

                           Şekil-1  

Thomson atom modeline göre

      Atom, yarıçapı 10-10  m olan içi dolu, nötr, küreciklerdir.Negatif yükleri dengeleyen pozitif yükler bulunur ve atomun gövdesini oluşturmaktadır. Elektronlar, bu pozitif yük içnde yüzmektedir. Bu dağılım, üzümün kek içinde dağılımına benzetilmiştir.Üzümler (-) yüklü elektronları, kekin hamur kısmı da (+) yükü temsil etmektedir.Atomlarda pozitif yük sayısı kadar negatif yük vardır ve atomlar nötrdür. Elektronların kütlesi, atomun kütlesi yanında ihmal edilebilecek kadar küçüktür.Atomun ağırlığını büyük ölçüde pozitif yükler teşkil etmektedir.                     

Thomson Atom Modelinin Eksik Yanları:

  • Atom çekirdeği sadece pozitif yüklü taneciklerden oluşmamaktadır.

  • Elektronlar atom üzerinde rastgele dağılmamışlardır.

  • Nötron hakkında bilgi yoktur.

2.1.Rutherford Atom modeli

Şekil-13

1911 yılında Rutherford, ( Ernest_Rutherford ) radyoaktif maddeden elde ettiği +2 yüklü alfa taneciklerini, çok ince metal yaprak üzerine göndermiştir. Bu ışınların çok büyük bir kısmının sapmadan, az bir kısmının ise saparak metal yapraktan geçtiğini çok az bir kısmının ise geriye yansıdığını saptamıştır.”

Atom homojen bir yapıda olsaydı, bütün a parçacıklarının levhayı geçmesi veya geçmemesi gerekirdi. Bu taneciklerin bazılarının çok az sapması veya geri dönmesi, atom içinde (+) yüklü iyonların geçmesini zorlaştıran bir bölümün varlığını gösterdi.  Thomson'un atom modeli bu sonuçları açıklamaya yetmemiştir. Bu nedenle Rutherford, pozitif yükün ve kütlenin atom merkezinde çok küçük hacimde toplandığını düşündü ve bu bölüme çekirdek adını verdi. Deney sırasında sapan veya geri dönen taneciklerinin çekirdeğin çok yakınına  veya tam çekirdek üzerine isabet eden tanecikler olduğunu belirtti.

Şekil-14

Şekil-15

Rutherfort’un eksik yanları :

Rutherford modeli atomdaki elektronların hareketlerini açıklayamadığı gibi elektronların niçin çekirdek üzerine düşmedikleri sorusunu da yanıtlayamamaktadır.

Daha sonraki yıllarda Chadwick, atom çekirdeğinde nötron denilen yüksüz bir taneciğin varlığını saptamıştır. Günümüzde atomda, proton, nötron ve elektronun yanı sıra çok sayıda taneciğin bulunduğu anlaşılmıştır.

           Video görüntülerini izlemek için aşağıdaki linklere tıklayınız

Rutherford Deneyi 1  TIKLAYINIZ    Rutherford Deneyi 2  TIKLAYINIZ    Rutherford Deneyi 3   TIKLAYINIZ

2.2 Elektromagnetik Işınların Dalga Modeli İle Açıklanması

Şekil-16 Elektromagnetik Işımanın  Magnetik ve Elektrik alan düzlemlerinde Dalga Boyu  ve Genliği

        Bir osilatör (dalga oluşturucu) yardımı ile oluşturulan  elektromagnetik dalgaların yayılmalarını izlemek için TIKLAYINIZ

 Elektromagnetik dalga;Maxwell ( James_Clerk_Maxwell  )denklemleri ile açıklanan ve uzayda enerji iletim modelidir. Modele göre, ışın sürekli değişen bir elektriksel alan ve sürekli değişen bir mağnetik alan oluşturarak hareketine devam eder.Bunun sonucunda uzayda yürüyen bir elektromağnetik enerji dalgası meydana gelir

Şekilde; bir elektromağnetik dalganın Y-Z düzlemine paralel bir düzlem içinde X ekseni boyunca ilerlemesini göstermektedir.

Elektromağnetik dalgalar; doğal olaylarla (güneş ışığı, radyoaktif elementlerdeki ışımalar gibi) veya elektronik düzenlerle (radyo dalgaları vs) gibi meydana gelebilirler.

Elektromağnetik dalgalar; oluşum biçimlerine göre adlandırılarak, frekanslarıyla veya dalga boylarıyla tanımlanırlar.

Dalga Boyu( λ lamda): Ardı ardına gelen iki dalga üzerinde benzer noktalar arasındaki uzaklıktır.

Genlik(A): Dalganın maksimum yüksekliğine yada minimum derinliğine denir.

Işımanın frekansı:( ν nü ):Belli bir noktadan bir saniyede geçen dalga sayısıdır. Birimi hertzdir (Hz)

Şekil-17

Şekil-17 'de ortada bulunan dalga özelliklerinin büyütülmüş hali

Bir dalganın frekansı,dalga boyu ve genliğinin değişimini butona tıklayarak kendiniz deneyin TIKLAYINIZ

    c = λ .ν      ν =c/λ    λ=c/ν

Uzunluk Ölçü Birimleri

Şekil-18

Şekil-19

  Monokromatik Işık: Tek dalga boyuna sahip ışıktır Yeşil,mavi,kırmızı ışık gibi

 Polikromatik Işık: Dalgaboyları farklı olan ışıklara denir.Güneş ışığı flüoresan ışığı ampul ışığı gibi.

Beyaz ışığın prizmadan geçtikten sonra renk tayflarına ayrışmasının sebebi, beyaz ışığı oluşturan farklı dalga boylarına sahip ışınların kırılma açılarının farklı olmasından kaynaklanır.

            En uzun dalga boyuna sahip ışın kırmızı,en kısa dalga boyuna sahip ışın mordur

Şekil-20

              Elektromagnetik spektrum ve dalgaların özellikleri ile ilgili animasyonu izlemek için TIKLAYINIZ

           Elementlerin sahip olduğu elektronların düzenlerini bulmanın en iyi yolu atomlardan yayılan ışık spektrumlarını incelemektir.Işık demeti prizmadan geçtiğinde ışınlar kırılır.Işığın kırılması dalga boyu ile ters orantılıdır.Dalga boyu büyük olan ışık daha az kırılır.

           Elektromagnetik ışımanın maddeyle etkileşmesini inceleyen bilim dalına spektroskopi,ışık tayflarının incelendiği aletlere spektroskop denir.

           

Şekil-21

Şekil-22

Dalga tanecik ilişkisi animasyonunu izlemek için    TIKLAYINIZ

Şekil-23

        Şekil-24

Şekil-25

Yeteri kadar ısıtılmış bir cismin görünür frekansta ışıma yaptığını hepimiz biliriz.Cismin sıcaklığı ile ışıma arasında yakın bir ilgi vardır.Örneğin akkor halindeki bir cisim kor halinde olduğundan daha sıcaktır.

Yüzeyinden devamlı olarak ışıma yayan cisimlerin iç enerjileri ,yani sıcaklıkları azalır.eğer bu cisim dışarıdan enerji almayıp devamlı enerji ışısaydı,sıcaklığı giderek azalacak ve mutlak sıfır sıcaklığına (-273 °C)  ulaşacaktı..Ancak bu mümkün değildir.Çünkü,cisim bir taraftan ışıma enerjisi yayarken diğer taraftan komşu cisimlerin yaydığı ışıma enerjisini soğurur.Eğer enerji soğurma hızı yayma hızına eşit olursa cismin sıcaklığı değişmez.Cismin sıcaklığı etrafındakilere göre yüksek ise enerji yayma hızı soğurma hızından yüksek olur ve cismin sıcaklığı termik denge kurulana kadar azalır.Bu işlemin tersi de doğrudur.

             İyi bir ışınım soğurucusu aynı zamanda iyi bir ışınım yayıcısıdır.Hiç bir yüzey üzerine gelen ışıma etkisinden daha fazlasını yutamaz.Üzerine gelen enerjinin tümünü soğurabilen cisim aynı zamanda en iyi ışınım ayıcısıdır.Bu özellikteki cisimlere siyah cisim denir.

                 .

Şekil-26

Mutlak Sıcaklık 0°K ya da -273 °C dir

T=273+t

T: Kelvin cinsinden sıcaklık

 t:Santigrat cinsinden sıcaklık

 

              Plank'ın ( Max_Planck ) Kuramı (Teorisi)

 

Şekil-27

Yukarıdaki grafikleri bir başka açıdan inceleyecek olursak

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Şekil-28-29

Işığın dalga özelliği, CD üzerinde görülen sürekli spektrumu ve gök kuşağında oluşan renkleri açıklayabilir.Ancak siyah cisim ışıması ve foto elektrik olaylarını açıklamada yetersiz kalır.Bu olayları açıklamada ışığın parçacık özelliğinden yararlanılır.

Işığın parçacıklı yapıya sahip olduğu ilk öneren  Max Plank  aynı zamanda Kuantum Teorisini de kurmuştur.

Kuantum teorisine göre,enerji ancak belli bir büyüklükte alınıp verilebilir.Alınıp verilen bu enerjiye kuantum, ışıma enerjiye ise kuantlanmış enerji denir.

Albert Einstein,ışımayı oluşturan ve ışık hızı ile hareket eden taneciklere (kuantlara) foton adını vermiştir.

Plank'ın bu buluşu fiziğe yeni bir görüş getirdi.Bu görüş   kuantum kuramı olarak yerini aldı.Bu kuram Einstein'in fotoelektrik olayını da  daha ileride Bohr atom modelinin de temelini teşkil ederek Modern Atom Teorisinin kurulmasına da yol gösterdi.          

Şekil-30

           

 

 

 

 

 

 

 

 

         

Şekil 31-32

  •   Yukarıdaki grafikte,ışımanın şiddeti (genliği) sıcaklıkla doğru orantılıdır.
  •   Işımanın enerjisi dalga eğrisi altındaki alanla doğru orantılıdır.
  •   Cismin sıcaklığı arttıkça ışığın şiddeti (genliği) artar
  •   Cismin sıcaklığı arttıkça dalga boyu küçülür

Klasik atom teorisi ,metal yüzeylere çarpan ışığın şiddeti, yani ışık kaynağının birim yüzeyinden birim zamanda çıkan ışık miktarı arttıkça metal yüzeyinden sökülen elektron sayısının ve kinetik enerjisinin arttığını kabul eder. Örneğin,aynı frekanslı kırmızı ışığın metal yüzeyinden elektron sökmesi kırmızı ışığın şiddeti ile doğru orantılıdır.Işığın şiddeti arttıkça hem sökülen elektron sayısını arttırır hem de sökülen elektronların kinetik enerjisini arttırır.

Plank'a göre; kuantum teorisinde,belli frekanstaki bir ışığa ait enerji sürekli değildir,her değeri alamaz.İstenildiği kadar arttırılıp azaltılamaz.sabit bir değere sahiptir.bu enerji E=h.ν kadardır.Bir dalganın frekansı  ν = c/λ ile hesaplanır.

Bu bağıntıya göre ışınım sürekli yayılamaz.Kesikli ve  E=h.ν'ye   enerjili paketler halinde yayılır.Işıma enerjisinin bu paketlerine kuant ya da foton denir.Plan bu çalışması ile siyah cismin sıcaklığına ve yaydığı ışığın dalga boyuna bağlı olarak ışıdığı enerjinin matematiksel ifadesini bularak siyah cisim ışımasına açıklık getirdi 

Şekil-33

Bir sis odasına tek renkli bir ışık demeti gönderilirse  sis odasında su damlacıklarının meydana getirdiği izler görülmekte ve sis odasının içinden geçen ışık demetinin şiddeti azalmaktadır.gözlenen bu izlerin kalınlık ve uzunlukları da aynı olmaktadır

Bu olayı açıklarken ışığın foton denilen enerji taneciklerinden oluştuğunu,ışığın dalga yapısını bir tarafa bırakmak gerektiğini düşünebiliriz. sis odasına giren foton bir gaz atomuna  çarparak ondan bir elektron söker ve elektrona bütün enerjisini vererek kendisi yok olur.Fotonun tüm enerjisini alan elektron sis odasında hareket ederken su damlacıklarının oluşturduğu bir iz bırakır.Bu izlerin uzunluklarının aynı oluşu;elektronların enerjilerinin,dolayısı ile atomdan sökülen fotonların enerjilerinin aynı olması  ile açıklanabilir.Zayıf ışık demeti ,az foton ihtiva eden ışık demeti  demektir.Böyle bir sis odası deneyi görülür ışıkta yapılamaz ve kısa dalga boylu X ışınları ile gözlenebilir.Bu durum kısa dalga boylu (yüksek frekanslı) ışığın enerjisinin daha fazla olduğunu gösterir.

Şekil-34

 

Fotoelektrik olay animasyonunu izlemek için   TIKLAYINIZ

 

 

Şekil-35

   

Şekil-36

Şekil-37

2.3.Atom Spektrumları

Şekil-38

Bir dalga boyundan diğerine geçişin sürekli olduğu spektrumlara sürekli spektrum denir

Bir ışımanın, içerdiği farklı dalga boylu ve farklı frekanslı, bileşenlerine ayrılmasına, spektrum , tayf ya da girişim  denir

Bütün frekansları kapsayan elektromanyetik ışık dizisine, elektromanyetik dalga spektrumu , ışık spektrumu ya da ışık girişimi denir.

Bazı Elementlerin spektrumlarını izlemek için .TIKLAYINIZ

               

Şekil-39

Spektrumu incelenmek istenen maddeler , ışık verebilecek sıcaklığa kadar (katılar için akkor hali) ısıtılıp verdiği ışık bir prizmadan geçirilirse, elde edilen spektrumda belli bölgelerin siyah olduğu ve yalnızca soğurma spektrumundaki siyah çizgiler yerine renkli çizgilerin olduğu görülür. Işık verecek düzeye kadar ısıtılan  gazlar da kendilerine özgü ışık yayarlar.

Spektrumun belli bölgelerinde siyah çizgilerin görülmesi, maddenin ancak belirli enerjideki ışınları soğurduğu anlamına gelir. Bu tip spektrumlara soğurma spektrumları (absorbtion spektrumu),yayınma spektrumları (emission spektrumları)  denir ki bu sayede maddeleri bir birlerinden ayırmış oluruz Bu spektrumlar sürekli spektrumlardan  farklıdır ve karanlık bölgede renkli çizgiler halindedir Bu çizgilere de Fraunhofer çizgileri denir.ayrıca çizgi spektrumu ya da kesikli spektrum olarak da adlandırılır

Yayınma spektrumu: Isıtılan ya da kızdırılan bir gaz yada madde aldığı enerji ile ışık yayar.Yayılan ışığın spektroskopta  oluşturduğu çizgi spektrumlarına yayınma spektrumları (emission spektrumları) denir.

 

Soğurma spektrumu:Gaz halindeki bir maddenin yada bir madde örneğinin bir enerjiyi soğurması sırasında gözlemlenen spektrumlara soğurma spektrumları (absorbtion spektrumu) denir.Örneğin; bir gaz boşaltma tüpündeki Hidrojen gazı  üzerine gönderilen enerji hidrojen gaz molekülleri tarafından emilir (absorblanır).Spektrumda beyaz ışıkta olduğu gibi tüm dalga boylarında değil sadece hidrojen atomuna ait çizgi spektrumları oluşur.Soğurma spektrumu oluşturan atom uyarılmış atomdur.

NOT; Bir maddenin soğurma ve yayınma spektrum çizgileri birbirinin aynısıdır ikisi arasındaki fark, spektrum oluşturdukları olayların meydana geldiği ortamdan kaynaklanır.                 

            Özetle;

  • Işık ile madde etkileşmektedir.

  • Madde elektro manyetik ışımanın ancak belli enerjiye karşılık gelen bölgelerini soğura bilmektedir.

  • Madde akkor haline getirildiğinde , soğurma spektrumundaki çizgilere karşılık olan enerji veya renklerde ışın yayar.

  • Soğurma ve yayınma spektrumları kesikli olduğu için bunlara çizgi spektrumları denir.

            Elektromanyetik ışımaların ortak özellikleri ;

  •    Boşlukta düz bir doğrultuda yayılırlar.

  •    Hızları ışık hızına (yaklaşık 300.000 km/sn) eşittir.

  •    Geçtikleri ortama; frekanslarıyla doğru orantılı, dalga boylarıyla ters orantılı olmak üzere enerji aktarırlar.

  •    Enerjileri; maddeyi geçerken, yutulma ve saçılma nedeniyle azalır, boşlukta ise uzaklığın karesiyle ters orantılı olarak azalır.

 2.4. Işığın İkili Doğası

 Işığın tanecikli yapısını ilk ortaya atan Newton'dur.Christian Huygens,saydam ortamda ışığın dalgalar halinde yayıldığını ileri sürdü.Bu prensibi ispatlayan Thomas Young,ışık girişim deneyi ile ispatladı

Şekil-40

  SONUÇ:

  Işıma enerjisi hem ışıma dalgaları hem de foton akımlarından oluşur.Işıma enerjisi sürekli değil kesikli bir biçimde kuantlar halinde alınıp verilebilir.

 Işık dalgalar üzerine yüklenmiş fotonlarla birlikte hareket eder.

Şekil-41

DALGA-TANECİK İKİLİĞİNİ  İZLEYİNİZ TIKLAYINIZ

KUZEY-GÜNEY IŞIKLARI(Aurolar)  TIKLAYINIZ

Sodyum,civa helyum ve hidrojen yayınma çizgi spektrumlarını karşılaştırdığımızda (Şekil-42) birbirinden farklı olduğu görülür.Spektrumlardaki bu farklılıklar insanlardaki parmak izleri gibi her maddede kendine özgüdür.Spektrumlardan yararlanarak maddelerin tanınması sağlanır ve atomun ip uçları hakkında bilgi edinilir.

Şekil-42

Şekil-43

Hidrojenin görünür bölgedeki spektrumları Şekil-43 deki gibidir.en parlak çizgi kırmızı olup (656.3nm )gaza uygulanan yüksek gerilim anında gaz bu rengi alır.19. yüzyılda bilim insanları atomların neden belirli frekansta ışık yayımladığını açıklamayı amaç edinmişlerdi.Frekans miktarlarını matematiksel ifadeye dönüştüren  ilk bilim adamları J.Balmer ve J.Raydberg olmuştur.Balmer ve Raydberg hidrojenin görünür bölge yayınma spektrumlarındaki en uzun dalga boylu üç çizginin (kırmızı ,yeşil ve mavi) dalga boylarını hesaplamaya yarayan bir eşitlik geliştirdiler.

             Balmer eşitliği;  Bk..Şekil-44

            

Şekil-44 Balmer eşitliği

Radberg Eşitliği  Bk..Şekil-45

Elektronun yüksek enerji düzeylerinden n=2 düzeyine olan geçişlerinde elde edilen spektrum çizgilerinin frekansı bu formüllerle hesaplanır.

Şekil-45  Raydberg eşitliği

  Raydberg eşitliğinde "n" spektrumlardaki çizgilere karşılık gelen bir tamsayıdır ve n>2 dir.

 n değeri 4 alındığında dalga boyu değeri yeşil çizginin dalga boyuna,n değeri 5 alındığında dalga boyu değeri mavi çizginin dalga boyuna eşit bir değer elde edilir.

R'nin yaklaşık değeri R= 1,0974.107   olarak alınır.

R nin birimi m-1 dir

EK BİLGİ:

  

h=Planck sabiti,
me=elektron kütlesi,
q= elektronun elektrik yükü,
c=boşluktaki ışık hızı,
єo=boşluktaki elektrik geçirgenlik (dielektrik sabit)

Denklemin her iki tarafının c ∙h ile çarpılması halinde, enerji boyutu elde edilir.

Ancak bu ilişki kullanılırken başlangıçtaki varsayım dikkate alınmalıdır. Elektron kütlesi çekirdek kütlesi yanında ihmal edilmezse,

Burada M atom çekirdeği kütlesidir.(M ve me aynı birimlerde olmalıdır.)

 2.5. Bohr Atom Modeli

Danimarkalı fizikçi Niels BOHR ( Niels_Bohr ),  Rutherfor’un atom modeliyle yeni buluşların çelişkilerine son vermek için 1913 yılında yeni bir atom modeli önerdi. Rutherford’a göre atom, hemen-hemen bütün kütlenin toplandığı + yüklü bir çekirdek, ve bu + yük çevresinde dolaşan elektronlardan oluşmaktadır. Fakat elektronların yerleri ve davranışları konusuna açıklık getiremez.Elektronların çekirdek etrafında dönerken enerjisini neden kaybetmediğini ve bu dönüşleri esnasında yüksek çekim gücüne sahip atom çekirdeğine neden düşmediğini açıklayamaz. Bohr, tam da bu noktadan yola çıkarak teorisini 1913 yılında açıkladı. Bohr’ göre:

1. Bir atomda bulunan her elektron çekirdekten belirli uzaklıktaki  belirli enerjiye sahip  küresel yörüngelerde bulunabilir. Bu yörüngelere; enerji düzeyleri ya da  enerji kabukları denir. Kabukların ortak merkezi çekirdek olup n ile ifade edilir. "n" K",L,M,N,O,P,Q gibi bir harf  ya da 1,2,3,4,5..gibi rakamlarla gösterilir. 

 2. Atomların elektronları en düşük enerji düzeyinde bulunmak ister.Kararlı bir atom düşük enerjilidir ve bu hale temel hal düzeyi denir. Madde   ısıtıldığında, elektronlar enerji absorblayarak, daha yüksek enerji düzeyine çıkarlar. Bu durumdaki atomlara uyarılmış haldeki atomlar denir.

3. Bir elektron yüksek enerji düzeyinden (E son) daha düşük bir enerji düzeyine (E ilk ) düştüğünde  enerji düzeyleri arasındaki enerji farkına eşit miktarda ışın yayınlar.  Yayılan enerji; ΔE= E son - E ilk kadardır ve bu enerji bir ışık fotonu şeklinde kendini gösterir.

Plank eşitliğine göre bir fotonun enerjisi E=hν şeklinde ifade edilir. ΔE= E son - E ilk = h ν

BİR FOTONUN ENERJİSİNİN HESAPLANMASI

  ÖRNEK;

DIŞ KABUKTAN İÇ KABUĞA YA DA  İÇ KABUKTAN DIŞ KABUĞA YER DEĞİŞTİREN ELEKTRONUN ENERJİSİNİN HESAPLANMASI

 

             RH (A)   =2,179.10-18  (Sabit) m-1

             ΔE= Eneji farkı (Joule)

             Es=Elektronun son bulunduğu kabuğun enerjisi (Joule)

             Ei=Elektronun ilk bulunduğu kabuğun enerjisi  (Joule)

             ni=Elektronun ilk bulunduğu kabuk

             ns=Elektronun son bulunduğu kabuk

             h=Plank sabiti (J.s)

             ν=Frekans (Sn-1)

             Enerji değeri kalori cinsinden hesaplanmak istenirse 1 kalori =4.18 Jouledir.

          NOT: Dış kabuktan iç kabuğa  düşen elektronun enerjisi negatif çıkacaktır.Çünkü atomun dış kabuğundaki enerji iç kabuğundaki enerjiden küçüktür.

A bir sabittir ve

A=R.h.c  ye eşittir , değeri yaklaşık olarak 2,18.10-18 Js dir. 

A=1.097.107m-1x6,6,26.10-34 Jsx3.108 ms-1=2,18.10-18 jule

             R= Raydberg sabiti

             h=Plank sabiti

            c=Işık hızı

ÖRNEKLER

            

 4. Enerji düzeyleri ( n )çekirdek etrafında belirli yarı çaplı dairesel yörüngelerdir. Elektronlar bu yörüngelerde dairesel olarak hareket ederler. Dairesel yörünge üzerinde hareket eden her tanecik gibi elektronunda bir açısal momentumu vardır ve değeri  mvr = nh/2π 'ile hesaplanır.

            m= Elektronun kütlesi

            v=Elektronun hızı

            r=Dairesel yörüngenin yarıçapı

            n=Yörünge numarası (Kuvantum Sayısı)

            h=Planc sabiti

            BİR YÖRÜNGEDEKİ ELEKTRONUN ENERJİSİNİN HESAPLANMASI

 

HİDROJEN ATOMUNUN ENERJİ DÜZEYİ VE ELEKTRON GEÇİŞLERİ

 

                                       Şekil-43 Hidrojen atomunda elektronların geçişleri ve spektrumu

              ELEKTRONLARIN FARKLI ENERJİ SEVİYELERİNDE YER DEĞİŞTİRMELERİ İLE OLUŞAN YAYILMA VE SOGURMA SPEKTRUMLARINI KENDİNİZ DENEYEREK İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Elektronlar yüksek enerjili yörüngelerden n=2 yörüngesine geçiş yaparsa görünür bölgede ışıma yapar. Oluşan bu seriye Balmer serisi denir. Lyman serisinde, Balmer serisine göre enerjisi daha büyük olan ışımalar yapılır. Bu serideki ışığın dalga boyu da daha küçüktür.

Elektron yüksek enerjili bir katmandan n=1 e inerse mor ötesi ışık (ultraviyole) şeklinde enerji yayınlar. Lyman serisi adı verilen spektral seri meydana gelir.

 Elektronlar  yüksek enerjili bir yörüngeden n=3 yörüngesine olan elektron geçişleri ise kızılötesi (Infrared -IR) bölgede spektrum çizgileri oluşturarak Paschen serisi adını alır. Paschen serisindeki çizgiler Balmer serisindeki çizgilere göre daha uzun dalga boylarında oluşur.

Elektronlar yüksek enerjili yörüngeden n=4 yörün-gesine olan elektron geçişlerine Brackett serisi denir.

Elektronlar yüksek enerjili yörüngeden n=5 yörüngesine olan elektron geçişlerine ise Pfund serisi adı verilir.

 

 

 

            BOHR KURAMI TEK ELEKTRONLU İYONLAR İÇİNDE KULLANILABİLİR

Bohr kuramı hidrojenin atom spektrumunu açıklamanın yanında yapı olarak hidrojene benzeyen He+,Li+2 ve Be+3 gibi tek elektronlu iyonlar için de kullanışlıdır.

                                                                        Z= Atom numarası

                                                                        E= Enerji seviyesi

Bohr Atom Modelinin eksik yanları;

  • 1.Tek elektronlu sistemleri (H, He+, Li++, v.s) açıklar.

  • 2.Çok elektronlu atomları açıklayamaz.

  • 3.Spektrum hatlarındaki çok katlılığı (veya yarılmaları) açıklayamaz.

  • 5.Kimyasal bağ oluşumunu açıklayamaz.

    MEŞHUR TÜRK-İSLAM KİMYACILARININ ATOMUN YAPISIYLA İLGİLİ ÖZDEYİŞLERİ

    "Maddenin en küçük parçası olan cüz-ü layetecezzada yoğun bir enerji vardır. Yunan bilginlerinin iddia ettiği gibi bunun parçalanamayacağı söylenemez. O da parçalanabilir. Parçalanınca da öylesine bir enerji meydana gelir ki Bağdat’ın altını üstüne getirebilir. Bu, Allah’ın bir kudret nişanıdır."

     Kimya ilminin babası, Türk bilim adamı, büyük dahi, Harran Üniversitesi rektörü

                                                                                                    Cabir bin HAYYAN (721-805)

    "Madde, sonsuz denecek ölçüde parçalanabilir."

                                                                                                    Nazzam (792-845)

     İslam alimi, Basra’da doğdu, Basra’da yaşadı, hayatının son devresini Bağdat’ta geçirdi. “Maddenin tanecikli yapısı” başka bir deyimle “partikül teorisi” dünyada ilk olarak Nazzam tarafından belirtilmiştir.

     "Maddenin içi, dolu gözüktüğü hâlde aslında boştur."

                                                                                                       İmam Rabbani  (1563-1624)

     "İkinci bin yılının müceddididir. Türkistanlı mutasavvıftır. Evren ve nesnelerin oluşumuyla ilgili düşünceleri günümüze ışık tutmaktadır."

     MEŞHUR TÜRK-İSLAM KİMYACILARININ ATOMUN YAPISIYLA İLGİLİ KEŞİFLERİNİ TASDİK EDEN BATI DÜNYASININ BAZI SÖZLERİ

     "Kimya Müslümanlar tarafından kurulmuştur. Müslümanlar binlerce keşif ve metotlarıyla kimya ilminin kuruluşuna yardım etmişlerdir."

                                             Amerikalı filozof, tarihçi, yazar.  William James Durant (1885-1981)

    "Müslümanların ayrı bir mesai gösterip geliştirdikleri İslam’da ilk ele alınan disiplinlerden biri kimyadır."

                                                                              Arap tarihçisi.   Dr. Philip K. Hitti (1886-1978)

    "Müslümanlardan önce kimyanın mevcut olmadığını söylersek mübalağa etmiş olmayız."

       Dağıstan’da doğdu, Paris’te yaşadı, devlet adamı, diplomat, yazar  Haydar Bammat (1890-1965)

    "İslam kimyacılarının kendilerinden sonra gelenlere bıraktıkları miras saymakla bitmez".

                                                                                                  ROGER GARAUDY (1913-…).

     "Kimyanın babası Cabir bin Hayyan’dır."

                                                                                                      Britannica Ansiklopedisi

            ÖRNEK-1

            A fotonu, bir elektronun  n=2 düzeyinden n=1  düzeyine (temel hal) inmesi, B fotonu ise bir elektronun  n=3 düzeyinden n=1 düzeyine inmesi ile yayınlanır.Hangi fotonun enerjisi daha yüksektir?

           Cevap Foton B

           ÖRNEK- 2    n=3 den n=2 düzeyine inerken oluşan foton ile n=2 den n=1 düzeyine inerken oluşan fotonun dalga boylarını karşılaştırınız.

Cevap;  λ3,2 > λ2,1

                                Sayfa başına dön...

 

Ana Sayfa | 9.Sınıf Kimya | 10.Sınıf Kimya | 12.Sınıf Kimya | Periyodik Tablo | Birim Tablosu

| Sözlükler | Gıda Güvenliği | Katalizör Dergisi | Biyografi | E-Mail

Kimya Hocasi © 2009 Esat Mehmet Goceri